Kreş ve Okul Dezenfeksiyon

OKUL ORTAMINDAKİ MİKROORGANİZMALARIN  DEZENFEKSİYONU

 

Çocuklarımıza  okul ortamında hastalık yapıcı  etmenler hava, su ve çevre yoluyla bulaşmaktadır.

(1). Çevre kaynaklı mikroorganizmalardan bakteriler, mantarlar veya parazitler; su, toz zerrecikleri yoluyla bulaşabilmektedir.

(2). Toplum bireylerinin yararlandığı yerler, yeterli sağlık koşullarına sahip değilse oradan yararlananların sağlıklarını tehlikeye düşürür. Bir takım bulaşıcı hastalık etkenlerinin toplumun diğer bireylerine taşınmasına yol açar. Günümüzün büyük bölümünün geçtiği okullarda sağlıklı bir ortam olmalıdır. Bir ortamın sağlıklı olması, ortamın temiz olmasını gerektirir. Kullanılması gereken temizlik maddesi hem tüm mikroorganizmaları öldürebilmeli hem de uygulama  ve kullanımı kolay olmalıdır. Okullarımızın  çeşitli yerlerinde, temizlik sonrası yaptıgımız testlerin  tümünde E. Coli, S. Epidermidis, Difteroid basil, Basillus sp. gibi bakterilerin üreyebildiğini  gördük. Geleceğin temsilcileri olan gençlerin sağlıklı yetişip sağlıklı bir nesil oluşturmalarını istiyorsak, yaşadıkları ortamları dezenfekte etmek ve bu dezenfeksiyon sırasında doğru temizlik maddeleri kullanmak gereklidir. Bir dezenfektan, tüm mikroorganizmaları öldürebilmelidir, stabil olmalıdır, hızlı etki etmelidir, uygulanacağı eşyaya zarar vermemelidir, toksik olmamalıdır, sıradan temizlik araçları ile geçimsiz olmamalıdır, nötral pH’de suda çözünebilmelidir, organik ajanlarla aktivitesi kaybolmamalıdır, renksiz ve kokusuz olmalıdır, çevreye zarar vermemelidir, herhangi bir pH’de aktif olabilmelidir ve kullanımı kolay olmalıdır. Amaç Çalışmamızda, okulumuzda musluk başı, merdiven trabzanı ve öğrenci sıraları gibi yüzeylerdeki bakteriyel kontaminasyonun temizlik öncesi ve sonrası durumunun saptanması ve bu mikroorganizmaların yok edilmesi için uygun dezenfekte uygulamanın yapılması gereklidir.

Okul dezenfeksiyon çalışmalarımızın  amacı :

Yaşamlarının  önemli bir kısmını okulda geçiren çocuklarımızın  genel temizliğin önemine dikkat çekerek, mikrobiyal kontaminasyonu olabildiğince azaltıp genç nesiller için sağlıklı bir yaşam  ortamı hazırlamaktır. Dezenfeksiyon uygulama hizmetlerimiz ile  okullarda  mikrobiyal kontaminasyona karşı  dezenfeksiyon ve dezenfeksiyonda kullandıgımız ürünlerimizle,  çocuklarımızın çevresindeki eşyalardaki ve havadaki mikroorganizmaların  tehditlerinden korumak için dezenfeksiyon uygulama hizmetlerimizi sunuyoruz.

Kısaca çocuklarımız elleri ve kullandıkları okul araç gereçleri ile bakteri, virus ve  mikroorganizmaların yerdeğiştirmesine  aracılık etmektedir. Genel olarak deride; özel olarak da ellerde birisi devamlı yerleşik olan kalıcı, diğeri de (kısa süreli kontaminasyon sonucu bulaşan) geçici olmak üzere iki tür mikroorganizma topluluğu bulunur . . Sabun ve su ile yapılan basit bir el yıkamada bu bakterilerin tamamı (kalıcı florayı oluşturan mikroorganizmalar dışında) uzaklaştırılabilmektedir. Ancak araştırmalar el yıkarken kullanılan musluklar, lavabolar ve musluktan akan suyun mikrobiyolojik kirliliğine dikkat çekmektedir. Hastane ortamındaki lavabo musluklarının ve sıvı sabun rezervuarlarının mikrobiyal kontaminasyonun incelendiği bir çalışmada ise musluk vanalarının sabah %75’inde, akşam %86’sında; sıvı sabun rezervuarlarının sabah %53’ünde, akşam %84’ünde -koloni miktarları sayılabilir yoğunlukta olmak üzere- çeşitli üremelerin saptandığı bildirilmektedir. Ayrıca okullardaki havalandırma ve bina ile ilişkili sağlık sorunları da bulunmaktadır. Binaya bağımlı olarak değişkenlik gösteren kapalı alan atmosferinin öğretmen ve öğrencilerin sağlığı üzerinde çeşitli etkileri olduğu da görülmektedir. Hastane ortamında bile çok sık olmamakla birlikte tavan ve duvarların infeksiyon kaynağı olabileceği ve alınması gereken önlemler de bildirilmektedir. Hastane ortamında da enfeksiyonları önlemede en önemli yöntem el yıkamadı. Çevresel mikrobiyolojik kirlilik, bilimsel araştırmalarda da vurgulandığı gibi yaşadığımız her tür ortamda saptanmaktadır. Sonuç olarak günümüzün büyük bölümünü geçirdiğimiz okul ortamında bulunan merdiven trabzanları, musluk başları, tuvalet kapı kolları ve sıralar barındırdıkları bakterilerle sağlığımızı tehdit etmektedir. Öncelikle kişisel hijyen kurallarına dikkat edilmesi daha sonra genel temizliğin öneminin kavranmasının, mikrobiyal kontaminasyonu azaltarak sağlıklı bir ortam ve dolayısıyla sağlıklı bir nesil yaratacağını düşünmekteyiz. Çalışmamızda, okulumuzda musluk başı, merdiven trabzanı ve öğrenci sıraları gibi yüzeylerdeki bakteriyel kontaminasyonun temizlik öncesi ve sonrası durumunun saptanması, sağlığımızı tehdit eden patojenlerin dezenfeksiyonu için uygulama hizmeti yapmaktayız.

OKULLARIMIZDA SAĞLIKLI BİR ORTAM NASIL OLMALIDIR?

Günümüzün büyük bölümünün geçtiği okullarda sağlıklı bir ortam olmalıdır. Sağlıklı bir ortamın özelliklerini ikiye ayırabiliriz. Bunlardan ilki fiziksel diğeri de biyolojik özelliklerdir. Fiziksel özellikler; ısı, aydınlatma, renk ve gürültüdür. Çalışma ortamındaki olumsuz çevre, monotonluk, ruhsal nedenler, sosyal streslerle birleşirse kişiyi hasta edebilir. Yaşanan fiziki mekânın yeterliliği ve kişinin kendini mutlu his­setmesinin sağlanması, iş verimi ve zihinsel üretkenliğin artması için ön koşullar mekânın yorgunluk üzerindeki etkisine örnektir. Hijyen; sağlıklı ortamın korunması, her türlü hastalık etmeninden arındırılmasıdır. Ayrıca hijyen, Latincede “Sağlıklı Ortam” anlamına gelmektedir. İnsanların psikolojik ve fizyolojik olarak sağlıklı ortamlarının korunması, her türlü hastalık etmenlerinden arındırılmasına bağlıdır. Sterilite, yaşayan mikroorganizmaların steril olarak tanımlanan ortamlarda bulunmamasıdır. Steril ve steril olmayan, ama hijyenik olması gereken temiz yaşama alanlarının yapılandırılması ve iklimlendirilmesinde özel çözümler geliştirilebilmesi için öncelikle aşağıda sıralanan soruları iyi bir şekilde analiz etmek gereklidir:

1• Temizlik malzemesi ve insan sayısı nasıldır?

2• Temizlik için kullanılan ürünün insana ve/veya çevreye zararı olabilir mi?

3• Kirli malzeme ve atık akışı insana ve çevreye zarar vermeden nasıl düzenlenmelidir?

 

 

Hijyenin en üst düzeyde olması gereken okul ortamını örnek vermek gerekirse, okul personeli kaynaklı okul infeksiyonlarını önlemede sabun ve su ile el yıkamanın, el antiseptikleri ile karşılaştırıldığı birçok çalışma yapılmıştır. Bunların birçoğunda el antiseptiği kullanımının infeksiyonları önlemede sabun ve suyla yapılan el yıkamaya üstün olduğu gösterilmiştir. Örneğin ellerden rotavirüsün eliminasyonunda alkol bazlı el antiseptikleri su ve sabundan 100 kat daha etkin bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda iş yoğunluğu arttıkça  okul personelinin basit infeksiyon kontrol önlemleri ve el hijyeni konusunda dikkatinin azaldığı gösterilmiştir. Hijyenin bu denli önemli olduğu ortamlarda bile infeksiyon riski tamamen ortadan kaldırılamamıştır. Türkiye’de yaşayan genç nüfusu düşündüğümüzde günün büyük bölümü okullarda geçmektedir. Sağlıklı bir nesil için dezenfeksiyon okullarda da büyük önem taşımalıdır.

BAKTERİLER, İNSAN SAĞLIĞI VE NEDEN OLDUKLARI HASTALIKLAR

Bakteriler insan sağlığı için yaşamsal önem taşır, ancak bazıları hastalıklara neden olarak önemli bir sağlık tehdidi halini alır. Deride ve sindirim sisteminde oldukça büyük sayılarda bakteri yaşar. Çoğalma hızları ısı ve ter ile artabilir. Bu organizmalar vücut kokusuna sebep olur ve sivilce oluşumunda rol oynar. İnsan bağırsağında 500den fazla bakteri türü bulunur ve bunlar genel olarak faydalıdır. Bunlar folik asit, K vitamini ve biyotin gibi vitaminleri sentezler ve zor sindirilen kompleks karbonhidratları fermente ederler. Floradaki bir diğer yararlı bakteri türü de süt proteinini laktik asite çeviren Lactobacillus’tur.  Bu tür bakteriyel kolonilerin varlığı potansiyel patojenik bakterilerin oluşumunu da engeller, ayrıca bazı yararlı bakteriler “probiyotik diyet ürünleri” olarak da satılmaktadır . Bakterilerin büyük çoğunluğunun zararsız ve yararlı olmasına karşın bazı patojenik bakteriler hastalıklara yol açar. En yaygın bakteriyel hastalık Mycobacterium tuberculosis tarafından yayılan ve yılda 2 milyon kişinin ölümüne yol açan tüberkülozdur. Patojenik bakteriler dünyada önem taşıyan diğer hastalıkların yayılmasına da katkı sağlar; Streptococcus ve Pseudomonas bakterilerinin neden olduğu pneumonia ile Shigella, Campylobacter ve Salmonella bakterlerinin sebep olduğu gıda zehirlenmesi gibi. Patojenik bakteriler tetanos, enterik ateş, difteri, frengi ve cüzzam gibi infeksiyonlara da neden olur. Her patojenik türün insan konağı ile arasında karakteristik bir etkileşim spektrumu vardır. Staphylococcus gibi bazı organizmalar deri enfeksiyonlarına, pneumoniaya, menenjite ve hatta ölüme gidebilen sepsise yol açabilir Yine de bu organizmalar aynı zamanda normal insan florasanın bir parçasıdır ve hiçbir zarar vermeden burun içinde veya deri üzerinde bulunur. Rickettsialar (diğer organizmaların hücrelerinde gelişebilen bir hücre içi parazit türü) gibi bazı bakteriler ise hastalığa yol açar. Rickettsiaların bir çeşidi tifoya diğer bir çeşidi ise paratifoid teksas hummasına neden olur. Chlamydialar, bir diğer hücre içi parazit türüdür ve idrar yolu enfeksiyonu, pneumonia ve koroner kalp rahatsızlığına neden olabilir. Pseudomonas aeruginosa, Burkholderia cenocepacia, ve Mycobacterium avium gibi bazı türler “fırsatçı patojenler”dir ve çoğunlukla hali hazırda bağışıklık sistemi veya kistik fibrozis sorunları olan insanlarda görülür .   Bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Pek çok tipte antibiyotik vardır; örneğin chloramphenicol ve puromycin antibiyotikleri bakteri ribozomunun toksin üreten kısımlarının çalışmasını önler . Antibiyotikler hem insan sağlığını hem de yoğum tarımda, hayvan büyümesini koruma amaçlı kullanılır. Her iki kullanım da bakteri popülasyonlarındaki antibiyotik direncinin gelişimini hızlandırmada katkıda bulunabilir. Enfeksiyonlardan piercing, iğne vb araçları kullanmadan önce sterilize edilmesi gibi antiseptik yöntemlerle de korunulabilir. Cerrahi müdahalelerde ve diş tedavilerinde kullanılan araçlar da sterilize edilerek bakterilerden korunmuş olunur.

İNSAN FLORASINDAKİ BAKTERİLER VE GENEL ÖZELLİKLERİ

İnsan vücudunda bulunan bakterilerin bazıları olumlu; bazıları olumsuz yönde etki etmektedir. Hastalık yapmayan bakterilere normal flora denir . İnsan vücudunda 500 – 100.000 farklı çeşitte bakteri bulunur. Bakteriler insan hücrelerinden daha küçüktür ve insan hücrelerine göre 10 kat daha fazla sayıdadır. İnsan vücuduna ait olan normal flora göz, ağız, burun, kalın barsak gibi yüzeylerde bulunur; bakteri hücrelerinin çoğu ise bağırsakta yaşar. İnsan vücudunda 4 temiz yer vardır: kan, idrar, beyin ve akciğer. Ancak bunlarda da infeksiyon yaşanabilir. Sindirim sistemindeki birçok bakteri insanların sindiremediği karbonhidratları sindirir. Kommensal yaşayan bakterilerin hemen hepsi anaerobtur yani oksijensiz yaşayabilirler. Normal floradaki bakteriler düşük bağışıklık sisteminde fırsatçı patojen olarak davranırlar. “E.coli” kalın bağırsakta yaşayan bir bakteridir. Bu bakteri genellikle model organizma olarak çalışılır ve en fazla anlaşılmış olan ve bilinen bakteridir. Bu bakteri değiştikten sonra E. coli O157:H7 hastalığına neden olur. Actinomyces viscosus ve a. Naeslundii gibi bakteriler ağızda yaşar ve plak tabakalarının bir parçası olurlar. Bu bakteriler diş fırçalamayla yok edilmezlerse tartara dönüşürler. Bu bakteriler salgıladıkları salgılarla diş enamellerine ve çürüklerine sebep olur.   Difteroid Basil: Deride en sık rastlanan flora üyelerinden anaerobik difteroid basiller, hemoliz oluşturmayan stafilokoklar ve streptokoklardandır.   Escherichia coli: Genelde E. coli kısaltması ile veya koli basili olarak bilinen Escherichia coli, memeli hayvanların kalın bağırsağında yaşayan faydalı bakteri türlerinden biridir. Normalde bağırsakta yaşadığı için, E. coli ‘nin çevresel sularda varlığı dışkı kirlenmesinin bir belirtisidir. İnsanın bir günde dışkı yoluyla vücudundan geçen E. coli bakteri sayısı 100 milyar ila 10 trilyon arasındadır. Dışkıyı oluşturan bakteriler başlıca anerobik bakterilerdir, seçmeli anerobik E. coli hücrelerinin sayısı diğer bakteri türlerinin binde biri dolayındadır. Başka hayvanlarda etkisiz olan bazı E. coli tipleri insana bulaştıklarında hastalık yapabilirler. Bunların en ünlüsü sayılan O157:H7 adlı serotip kanlı ishale ve ölüme yol açabilir.   Staphylococcus epidermidis: Deri ve üst solunum yolları mukozasında bulunur. Kültürlerinde ve infeksiyon materyalinden yapılan preparatlarda ikili ve dörtlü gruplar halinde veya tek tek koklar olarak görülür. Fırsatçı patojen olan bu mikroorganizma, yumuşak dokuların abselerinden ve yaralarından, pnömoni, artrit, menenjit, ampiyem, sepsis, endokardit, konjonktivit ve sistit gibi infeksiyonlardan soyutlanmıştır.   Basillus sp. : Basillus cinsi bakteriler doğada yaygın olarak bulunan, gram pozitif, aero, endospor oluşturan ve katalaz olumlu mikroorganizmalardır. Tanımlanmış 51 türü bilinmesine rağmen taksonomik olarak yeri tam belirlenmemiş gruplar da halen mevcuttur. Patojen kabul edilen B. anthracis, fırsatçı patojen olabilen B. subtilis ve gıda zehirlenmelerine neden olan B. cereus dışındaki türler insan ve hayvanlarda hastalık oluşturmadığı bilinmekte olup diğer türlerin bazıları insanların doğal florasında yer alabilmektedir.   Klebsiella sp. : Klebsiella sp genellikle sindirim sisteminde bulunan ve bacteremia, zatürre, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıklara yol açan fırsatçı bir patojendir.   Patojenler: Salmonella typhimurium (kırmızı) patojeninin insan hücresindeyken, renkli elektron mikroskobu ile çekilmiş fotoğrafı   Eğer bir bakteri parazit formunda başka bir organizmayla ilişki içinde olursa buna patojen denir. Patojenik bakteriler hastalıklarda ve ölümlerde temel sebep olmuştur. Ayrıca bu bakteriler tetanos, karahumma, difteri, frengi, kolera, , cüzzam ve tüberkülos gibi infeksiyonlara da yol açarlar. Patojenik nedenli hastalıklar oluşumlarından çok sonra keşfedilmişlerdir. H. pylori , peptik ülser ilk saptamalarından çok sonra keşfedilmiştir. Bakteriyel hastalıklar tarımda da büyük önem taşır. Örneğin bitkilerde yaprak çürümesi ve lekelenmesi, çiçeğin solması; çiftlik hayvanlarında da Johne’s disease, salmonella ,meme iltihabı ve şarbon gibi bakteriyel hastalıklar gözlemlenir. Her patojen yuvalandıkları insan organizmalarına göre değişik karakter gösterir. Bazı organizmalar zatürre, menenjit gibi çeşitli infeksiyonlarına neden olurlar. Bu bakteriler normal insan florasında bulunmalarına (özellikle deride ve burunda olmak üzere) rağmen hiç bir hastalığa neden olmazlar. Diğer organizmalar hastalıklara sebep olabilirler örneğin rickettsia. Rickettsia gibi başka canlıların hücre içlerinde yaşamlarını sürdürebilen canlılar insan vücudunda hastalıklara neden olabilirler.

DEZENFEKSİYON İÇİN KULLANILAN MALZEMENİN ÖZELLİKLERİ :

  Tüm mikroorganizmaları öldürebilmelidir Stabil olmalıdır. Hızlı etki etmelidir Uygulanacağı eşyaya zarar vermemelidir Toksik olmamalıdır Sıradan temizlik araçları ile geçimsiz olmamalıdır Nötral pH’de suda çözünebilmelidir Organik ajanlarla aktivitesi kaybolmamalıdır Renksiz ve kokusuz olmalıdır Çevreye zarar vermemelidir Herhangi bir pH’de aktif olabilmelidir